Anasayfa » Et ve İnsan Sağlığı » Gıda Kirliliğinde Son Vaka

Gıda Kirliliğinde Son Vaka

Bir firmanın tonlarca hamburger etlerinin içinde salmonella  ve listeria bakterisi bulunduğunun tespit edilmesi ve bu olayın tesadüfen ortaya çıkması gıda güvenliği alanının ne kadar başı boş olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir.Tonlarca  et piyasada dolaşmış ve Tarım Bakanlığının ruhunun  bile bunu duymamış olması vahim iken, olayın örtbas  edilmesi vahameti daha da artırmaktadır.Bilindiği gibi olay firmanın parasını alamadığı için şikayet etmesi ile ortaya çıkmıştır.Fakat eti alan firmanın kontemine etin imha edilmesi gerekir iken hayvanlara verildiğini söylemesi de  ayrı bir suç itirafıdır.Fakat en büyük suçlu Tarım Bakanlığıdır.

Zaten Türkiye’de üretilen ürünlerin birçoğunda  gıda katkı maddeleri var iken ve gıdalar şaibeli iken,Tarım ve Köyişleri Bakanlığının  da konuya yeteri kadar önem vermemesi maalesef firmalara fırsat vermektedir.

Sağlık Bakanlığı gıda denetimi konusundan  yanlış bir şekilde çekilmiştir.Oysaki insan sağlığını en çok etkileyen konulardan biri yedikleri yiyeceklerdir.Hastalıkların nedenleri ile ve bunu önlemekle ilgilenmeyen Sağlık Bakanlığı bu sorumluluktan kaçamaz.Tarım Bakanlığı da konu ile yeterince ilgilenmemektedir.Gıda güvenliği tamamen sektörün vicdanına terk edilmiştir.

Oysa gıda güvenliği konusunda  deşifre edilmesi gereken firmalar vardır. Bunun mağduriyetini  insanlarımız  yaşamaktadır ve bu durumdan  görev ihmali yapan bakanlıklar sorumludur.

Son olay göstermektedir ki, masa başı denetim yerine saha denetimleri artırılarak gıda terörü azaltılmalıdır.

Gıda güvenliği sorunu  sadece yerli değil ithal etlerde de söz konusu olduğunu unutmamak gerekir.Canlı hayvan ve et ithalatı her zaman hem insan ve hayvan sağlığı açısından hem de yerli üretici açısından birçok olumsuzluklar ortaya koyarak hayvancılığımıza önemli zararlar vermektedir. Daha önceki tecrübelerimizden bilmekteyiz ki ülkemizde görülmeyen bazı hastalıklar yapılan ithalatlarla ülkemize sokulmuştur.

Kayıt dışılığın başka bir ifadeyle merdiven altı üretimin Türkiye’de yaygın olduğu ve  bunların denetimlerinin de yapılmadığını dikkate aldığımızda sorunun çok daha büyük olduğu ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de yüzde 35 oranında kaçak kırmızı et sorunu bulunduğunu söylenmektedir.Zoonoz dediğimiz hayvanlardan insanlara geçen birçok hastalığın nedeni de bu kaçak et hareketidir. Bu kaçak et hareketini kontrol altında tutamadığımız için hastalıkları da kontrol altında tutamıyoruz. Bu noktada kayıt dışılık ortaya çıkıyor. Bu hastalık kaçak et nedeniyle yayılıyor.

Türkiye’de birçok mezbahada veteriner kontrolleri dışında hayvan kesimleri yapıldığı da belirtilmektedir.

Hastalıklı hayvanların etlerinin imha edilmesi gerekirken kaçak kesimler sonrası piyasaya sunulması da söz konusu olmaktadır.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.