Anasayfa » MHP » Aile - Kadın ve Çocuklar » Fiziksel Aktivite ve Sağlıklı Yaşam

Fiziksel Aktivite ve Sağlıklı Yaşam

Prof.Dr.Sefer Aycan

Gazi Ü.Tıp Fakültesi

Bir toplumun gelişmişliğini ve kalkınmasını belirleyen en temel öğelerden biri olan sağlık; ruhen, bedenen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.

fiziksel-aktiviteGünümüzde uzun olduğu kadar kaliteli yaşamak önemli bir konu haline gelmiştir. Sağlıklı yaşlanmak, oluşa­bilecek sağlık problemlerini en aza indirebilmek için beslenme ve fiziksel aktivite büyük önem taşımaktadır. Çağımız yaşam koşulları, kentleşme, teknolojik ve ekono­mik gelişme fiziksel aktivite azlığını beraberinde getirmiştir. Yaşla birlikte beslenmeyle ilgili sağlık sorunları oluşabilmekte, fiziksel aktivite düzeyi azalmakta ve özellikle aktif çalışma hayatı içinde olmayan kesim arasında hareketsiz yaşam daha fazla görülmektedir. Günlük yaşamda fiziksel hareket azlığı, sakatlık ve ölümler açısından önemli rol oynamaktadır. Aktivite seviyeleri ile sağlık arasında doğrusal ilişki olduğu ve düzenli fiziksel aktivitenin farklı kronik hastalıkları önleyebileceği veya geciktirebileceği gerçeği iyi anlaşılmıştır. Fiziksel aktivite azlığı kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH), koroner kalp hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, osteoporoz, meme kanseri, kolon (kalın barsak) kanseri gibi birçok kronik hastalığın oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Hastalıklar ve ölümlere bağlı sağlık sorunları ve iş kaybı nedeniyle yüksek ekonomik kayıplar meydana gelmektedir. Dünyada 1.9 milyon insanın ölümüne hareketsizliğin neden olduğu söylenebilir. Hareketsizlik dünyada ölümün önde gelen nedenlerinden olan diyabet, akciğer kanseri, kolon (kalın barsak) kanserini %10-16, iskemik kalp hastalığını % 22 artırmaktadır. ABD istatistiklerine göre, diyabet ölüm nedenleri sıralamasına göre altıncı sırada yeralmaktadır. Diyabet ABD’de yetişkin körlük nedenidir. Diyabetin yıllık tıbbi maliyeti $ 90.000.000.000’dır. Dolaylı maliyetler (iş, özürlülük, yaşam kaybı olarak) yaklaşık 40.000.000.000 $’dır.

Şişmanlık günümüzde boyutları artan bir sorun haline gelmiştir. Şişmanlığın önlenmesinde ve Hareketsizlik nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda 300.000 ölüm meydana geldiği, kalp hastalıkları riski­nin %18 arttığı, bunun da yaklaşık 24 milyar dolar, kolon kanseri riskinin %22 arttığı bunun da yaklaşık 2 milyar dolar maliyete neden olduğu de­ğerlendirmesi yapılmaktadır. Aktif insanlar için, ortalama sağlık maliyeti hareketsiz bireylere kıyasla %30 daha düşük olduğu hesaplanmaktadır. tedavisinde diyete egzersizin eşlik etmesi daha etkili ve sağlıklı sonuç alınmasını sağlanmaktadır. İngiltere’de nüfusun yaklaşık olarak %20’sinde görülen ve hareketsizliğin bir sonucu olan obezitenin 500 milyon dolar maliyeti olduğu düşünülmektedir. Amerika’da 1995 yılındaki sağlık harcamalarının %9.4’ü obezite ve hareketsizlik sonucu ya­pılmıştır. Kanada’da ise toplam sağlık harcamalarının %6’sına hareketsiz yaşam neden olmaktadır. 1998 yılı verilerine göre, fiziksel aktivite bireysel sağlık harcamalarında yıllık 500 dolarlık azalma sağlamaktadır. 2000 yılın­daki toplam sağlık harcamalarının 75 milyar dolarını hareketsiz yaşamın neden olduğu harcamalar oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde hareketsizliğin neden olduğu maliyet oldukça yüksektir.

FİZİKSEL AKTİVİTE İLE İLİŞKİLİ TANIMLAR

Fiziksel aktivite; “enerji harcanmasıyla sonuçlanan iskelet kasları yoluyla meydana gelen herhangi bir bedensel hareket” olarak tanımlanmaktadır.

Egzersiz; zindeliği ve sağlığı geliştirmek için özel olarak tasarlanmış planlı ve yapısal tekrarlayıcı belirli bir süre devam eden hareketlerdir.

Fiziksel zindelik; dayanıklılık, hareketlilik, esneklik ve güç gibi fizik­sel aktivite kapasitesinin sürekli belirli bir üst seviyede olması halidir.

Spor; rekabet içeren, bireysel veya takım olarak yapılan kurallarla yönetilen fiziksel aktivitelerdir. Ancak birçok Avrupa ülkesinde spor terimi egzersiz ve boş zaman fiziksel aktiviteleri için de kul­lanılmaktadır.

ENERJİ TÜKETİMİ

Toplam enerji tüketimi istirahat metabolizma hızı, diyete bağlı enerji tüketimi ve fiziksel aktivite sırasında enerji tüketimi olmak üzere üç bileşene ayrılmaktadır.

Fiziksel aktivite sırasında enerji tüketimi, ‘‘fiziksel aktivitede harcanan enerjinin bir ölçüsüdür’’. Fiziksel aktivite sırasında harcanan enerji miktarı, vücut kitlesi, hareketin verimliliği, aktivitenin sıklığı, süresi, tipi, şiddeti gibi faktörlere bağlıdır.

 

HAREKETSİZLİĞİN SONUÇLARI NELERDİR?

 

Günümüzde fiziksel aktivite azlığı bireysel bazda bedenen, ruhen ve sosyal yönden sorunlara, toplumsal bazda huzursuzluklara, çatışmalara, ekonomik kayıplara neden olmaktadır.

aktiviteFiziksel aktivite, beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, sigara, al­kol ve uyuşturucu kullanımının azaltılması, iş kapasitesinin artırılması, yaşam sevinci ve motivasyon artırılması, sos­yal ilişkilerin güçlendirilmesi gibi durumları olumlu olarak etkilemektedir.

Dünya nüfusunun %60’ının yeterli fiziksel aktivitede bulunmadığı düşü­nülmekte ve özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yetişkinlerin yaşamları­nın daha hareketsiz olduğu bilinmektedir. Genç yaşta yerleşen sedanter yaşam tarzı ve kötü beslenme alışkanlıkları ilerleyen yaşlarda obezite ve sağlık problemlerine yol açmaktadır. Bu yaşam biçiminin değiştirilmesi yaşla birlikte zorlaşmaktadır. Çocukluk dönemi fiziksel aktivite alışkanlığının kazanılması için en uygun dönemdir.

Fiziksel aktivite şiddeti, türü ve sıklığı kişinin genel sağlık durumu, vücut ağırlığı, yaşı, cinsiyeti gibi faktörlere bağlı olarak değişmekle birlikte, günlük orta şiddette 30 dakika egzersiz önerisi konusunda görüş birliği bulunmaktadır. Yapılan bazı çalışmalarda günlük 250 kkal harcanmasının veya haftada 1500-2000 kkal’lik fiziksel aktivite yapılmasının kilo kaybı sağlamak için gerekli olduğu gösterilmiştir. Gençlerin daha şiddetli, daha uzun sü­reli fiziksel aktivite yapması daha sağlıklı olmasını sağlamaktadır. Fiziksel aktivite; ağır, yorucu ya da rekabete dayalı sporlar anlamına gelmemektedir. Parkta yürüyüş yapmak, asansör yerine merdivenleri kullanmak, yürüme mesafesindeki yerlere otomobil yerine yaya olarak gitmek, otobüsten bir-iki durak önce inerek yürümek, bahçe işleri ile uğraşmak fiziksel aktivite ola­rak değerlendirilmektedir.

Genel olarak, fiziksel aktivite glukoz metaboliz­masını düzenlemekte, vücut yağ yüzdesini azaltmakta ve kan basıncını düşürmektedir. Tüm bu olumlu etkiler ışığında kalp-damar hastalıkları ve şeker hastalığı riski azalmaktadır. Ayrıca mevcut kalp damar hastalıkları ve şeker hastalıklarının şiddetini hafifletmede de etkili olmaktadır. Fiziksel aktivite barsak geçiş za­manını azaltarak kolon kanseri riskini, hormonal metabolizma üzerinde etkileri sonucu meme kanseri riskini azaltabilmektedir. Fiziksel aktivitelere katıl­mak, iskelet-kas sisteminin, sırt ağrılarının, kemik erimesinin iyileştirilme­sinde, vücut ağırlığını korumada, depresyon belirtilerini, anksiyete ve stre­si azaltmada etkili olmaktadır. Bu yararlarının yanı sıra fiziksel aktivitenin sosyal ilişkileri artırdığı, toplumda şiddet eğilimini azalttığı, toplum huzur ve barışına katkı sağladığı bilinen bir gerçektir. Fiziksel aktiviteyi artırmaya yönelik, ulaşım ve şehir planlama politikalarında yapı­lacak çevresel değişiklikler sonucu trafik yoğunluğu ve çevre kirliliğinin de azaldığı bilinmektedir.

Obezite vücuttaki yağ miktarının artması olarak tanımlan­maktadır. Her yaş grubunda görülmektedir. Ancak beş yaşından önce ve onbeş yaşından sonra başlayan obezite daha tehlikelidir. Hızlı tüketilen yüksek enerjili besinler, otomobil kullanımı, elektronik ev araç-gereçleri,  televizyon ve bilgisayar başında geçirilen zamanın artması vs nedenlere bağlı olarak günümüz insanı hareketsiz yaşam tarzını benimsemiş ve buna bağlı olarak obezite, son yıllarda giderek artan bir sorun haline gelmiştir. Obezite görülme oranı (BKİ>30) son 20 yıldır üç kat artmıştır ve bu artan toplumsal yaygınlık, birçok gelişmiş ülkeye yansımıştır. Bu durumun artan enerji alımından çok, azalan fiziksel aktivite ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Egzersiz ve uygun kalorili diyet obez olan bireylerde yağ kaybını artırmaktadır. Fiziksel aktivite obezite tedavisinde uzun dönem kilo kaybı için ideal bir seçenektir.

Artan teknolojik gelişmeler ve çevre şartları sonucu sedanter yaşam tarzı, obezite, beslenme alışkanlıklarındaki değişime paralel diyabet sıklığı hızla artmaktadır. Yapılan çalışmalar fiziksel aktivite ile diyabet riskinin %33-50 azaldığını göstermektedir. Egzersiz, diyabet tanısını geciktirmekte veya engellemekte, uygun diyetle birlikte diyabet tanısı konmuş bireylerde kan şekerini düzenleyerek organ yetmezlikleri, diyabetik ayak gibi istenmeyen olayların önüne geçmektedir. Haftada üç kez 15 dakikada bir kilometre yürüyecek şekilde 30-45 dakika yürüyüş gibi egzersiz yapılması diyabette kan şekerinin kontrolünün sağlanmasında önemli gelişmeler sağlamaktadır.

Aktif bir yaşam tarzının sağlanması ve orta düzey aerobik egzersizleri ciddi kalp has­talıklarına yakalanmayı ya da bu hastalıklardan ölme riskini azaltmaktadır. Düzenli yürüyüş, haftada dört saat orta düzey aktivite veya haftada en az 800 kilokalorilik aktivite yapmak koro­ner kalp hastalıkları vakalarında bir azalma sağlamak­tadır.

Kanser başlıca ölüm nedenlerindendir ve yapılan fiziksel aktiviteler kanser riskini azaltmaktadır. Yapılan çalışmalarda yüksek düzey aktivitelerin daha yararlı olduğu görülmektedir. Egzersizin en güçlü koruyu­cu etkisi kolon (kalın barsak) kanseri üzerinedir. Fiziksel aktivite, akciğer kanserinin önlenme­sinde sigara ve diğer yaşam tarzı değişiklikle­rinden sonra %40 oranında riskin azalmasını sağlamaktadır. Meme kanseri için de yararlıdır. Egzersiz kanser tedavisinde daha az önemli olmakla birlikte yaşam kalitesini artırmakta ve bireyleri motive etmektedir.

Fiziksel aktivite kas ve kemik doku gelişimini ve sağlamlığını olumlu etkileyerek kas iskelet bozuklukları, osteo­artrit ve osteoporoz gibi hastalıklardan insanları korumakta ve bireylerin yaşam kalitesi artmaktadır. Bu durum yaşlı insanların daha sağlıklı ve kaliteli yaşamasını sağlamaktadır.

Günümüz yaşam koşulları nedeniyle stres, depresyon, ank­siyete sıklığı artmaktadır. Fiziksel aktivite stresi azaltmakta, kişinin bedenen ve ruhen iyi hissetmesine neden olmaktadır. Fiziksel aktivite kişiyi disipline ve motive etmekte, güven duygusunu geliştirmekte ve sosyalleşmesine katkı sağlamaktadır. Böylece kişinin yaşam sevincini, iş verimliliğini artırmakta ve depresyonu azaltabilmektedir.

 

FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNERİLERİ

 

            Fiziksel aktivitenin şiddeti, süresi, sıklığı hakkında genellenebilecek net veriler mevcut değildir; bireysel özelliklere göre değişmektedir. Fiziksel aktivitenin şiddeti, sıklığı ve süresinin iyi saptanması gerekmektedir. Fiziksel aktivitenin şiddeti harcanan enerji veya yapılan işin hızı olmaktadır. Fiziksel aktivite şiddeti kalp hızına göre değerlendirilmektedir. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte en fazla olması gereken kalp hızı (220-yaş) formülü ile hesaplanmaktadır. Maksimum kalp hızının % 50-70 arasındaki kalp hızları orta derecede egzersizi ifade etmektedir. Maksimum kalp hızı şiddetli egzersiz sırasında % 70-90 arasındadır.

Normal şartlar altında bireylerin haftada en az üç kez düzenli 30-60 dakika orta şiddette fiziksel aktivite örneğin on beş dakikada bir kilometre olacak şekilde yürüyüş önerilmektedir.

Çocukluk çağında fiziksel aktivite erişkinden farklılık göstermektedir. Çocuğun özelliklerine göre değişmekle birlikte aerobik gibi egzersizler çocuklar için daha uygun olmaktadır. Çocukta duruş bozuklukları, bel ve sırt ağrıları, erken yaşlarda osteoartrit ve osteoporoz görülebilmektedir. Fiziksel aktivite bu tür sağlık problemlerinin oluşumunu azaltmada etkilidir. Ancak çocuklarda dikkat edilmesi gereken bir takım hususlar vardır.

Çocuklar için uygulanacak fiziksel aktivite programlarının çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilememesi gerekmektedir.
Çocukluk döneminde egzersiz sırasında enerji tüketimi erişkinlere göre daha yüksek olduğundan vücut ısısı daha çok artmakta, terleme kapasitesinin daha düşük olması sonucu çocukların sıcak ortamlarda egzersize toleransları daha az olmaktadır. Bu nedenle daha çok pamuklu ter emici, tek kat ve hafif giysiler giymeleri ve terli giysilerin değiştirilmesi gerekmektedir.

Çocuklar aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarına karşı daha az dayanık­lıdırlar. Ortam ısısı ve nemi çok yüksek düzeylerde ise, fiziksel aktiviteler 30 dakikayı geçmemelidir. Yarım saati geçen aktivitelerde her 15-30 dakika­da bir, bir su bardağı kadar sıvı desteği yapılmalıdır.
Çocuklar kısa süreli ve aralıklı, de­ğişken ve eğlenceli aktiviteleri tercih ederler. Bu nedenle çocuklar için en uy­gun fiziksel aktivite şekli, kısa süreli, sık sık dinlenme periyotları olan, değişik şiddetlerde, tekrarlayan aktivitelerdir.

Çocuğun aktivite yapmasına, aktiviteye engel olacak herhangi bir sağlık sorunu yoksa, izin vermek hatta bu hususta çocuğu desteklemek gerekmektedir. Televizyon ve bilgisayar başında geçirilecek zaman azaltılmalıdır. Bilgi, becerisini geliştirebileceği, büyüme ve gelişmesine olumlu katkı sağlayacak, sedanter yaşamdan uzaklaştıracak, sosyal yaşam davranışlarını geliştirebileceği oyunlar oynamasını katkıda bulunulmalıdır. Bunun için yaşam alanları, çevre şartları uygun şekilde düzenlenmelidir. Şişmanlığın önlenmesi, çocuğun fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmasını sağlamak amaçlanmalıdır.

Sıkıntısız ve sağlık problemlerinin yaşanmadığı bir gebelikte orta şiddete egzersiz yapılması önerilmektedir. Bilimsel kanıtları yeterli olmasa da anne sağlığını, doğumun kolay ve kısa sürede olmasını pozitif yönde desteklediği hekimler tarafından gözlenen bir gerçektir. Gebeler için en uygun fiziksel aktivite yürüyüştür. Gebenin özelliklerine göre değişmekle birlikte yüzme, hafif aerobik egzersizleri, hafif bahçe işleri fiziksel aktivite olarak yapılabilir. Ancak koşma, dalma, ata binme gibi ağır aktivitelerden kaçınmak gerekir. Gebelikte yapılan orta şiddetteki fiziksel aktivite duruş pozisyonunu düzeltmekte, dolaşımı düzenlemekte, kas gücünü artırmakta, fazla kilo alımını engellemekte; böylece anne adayının kendisini iyi hissetmesine ve sağlığına olumlu katkıda bulunmaktadır. Gebelikte yapılması gereken fiziksel aktivitelerin tipi, süresi, bireyselleştirilmesi vs konularında kararın doktor görüşleri doğrultusunda alınmasında fayda vardır.

Aktif yaşam tarzının sağlanması ve orta düzey fiziksel aktivite yapılması yaşlı insanlarda kronik hastalıkların kontrolüne, sırt ağrılarının giderilmesine yardımcı, kemik erimesinin iyileştirilme­sinde, vücut ağırlığının korunmasında, depresyon belirtilerini, anksiyete ve stre­si azaltmada etkili olmaktadır. Yaşlılar için de en uygun aktiviteler bisiklete binme ve bahçe işleri gibi hobi tarzı aktiviteler ve yürüyüştür. Yaşlı insanlar güç ve germe egzersizlerinden özellikle fayda sağlayabilirler.

Çalışanların öğle aralarında, işe gidiş ve işten dönüşlerde yürüyüş yapmaları dolaşım sistemleri için fayda sağlamakta, ruh halini geliştirmekte, stresi ve depresyonu azaltmakta, vücut ağırlık kontrolüne katkıda bulunmakta, iş verimliliğini, yaşama bağlılığı artırmaktadır. Çalışanlar iş yerlerini, ulaşımı fiziksel aktivite alanları olarak değerlendirmeli, tatil günlerinde parklardan, mesire ve spor alanlarından yararlanmalıdır.

Fiziksel aktivite alışkanlığını kazanmak çocukluk yaş grubunda daha kolay edinilmektedir. Bu nedenle çocuklarınızın fiziksel aktivite yapmasını destekleyin. Televizyon ve bilgisayar başında geçirdiğiniz zamanı azaltarak çocuklarınıza örnek olun. Yapmaktan hoşlandığınız, yaşam şeklinize uygun ve devam ettirebileceğiniz aktiviteler seçin. Fiziksel aktivitenin sürekliliği önemlidir; kararlı olun. Aracınızı ineceğiniz yerden önce park edin ve mümkün olduğunca kullanımını azaltın; otobüsten birkaç durak önce inin; asansör yerine merdiven kullanın yürüyüş yapın. Günlük yaşantınız sırasında yürüyüş için fırsat oluşturun. Günün sonunda kendinizi daha iyi hisse­deceksiniz. Haftada en az üç gün, yarım saat, orta yoğunlukta fizik­sel aktivite yapmayı amaçlayın. Bisiklete binin, bahçe işleri ile uğraşın, yürüyüş yapın. İmkanlarınız ölçüsünde her fırsatı fiziksel aktivite için değerlendirin.

KAYNAKLAR

 

1. Preventing Noncommunicable Diseases in the Workplace through Diet and Physical Activity
WHO/World Economic Forum Report of a Joint Event

2. Steele BG, Belza B, Cain K, Warms C, Coppersmith J, Howard J. Bodies in motion: monitoring daily activity and exercise with motion sensors in people with chronic pulmonary disease. J Rehabil Res Dev 2003; 40: 45–58.

3. Mckenzie TL. Use of direct observation to assess physical activity. In: Welk GJ, ed. Physical Activity Assessments for Health-related Research. Champaign; Human Kinetics Publisher, Inc.; 2002: pp. 179–195.

4. Schutz Y, Weinsier RL, Hunter GR. Assessment of freeliving physical activity in humans: an overview of currently available and proposed new measures. Obes Res 2001; 9: 368–379.

5. Günöz H. Çocukluk çağı obezitesinde epidemiyolojik ve etiyolojik özellikler. Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği Eğitim Kursu-1, Ço­cuk ve Ergen Obezitesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı, s 7, 3 Mayıs 2002, Ankara.

6. Dursun A. Obesite. Katkı Pediatri Dergisi, Sosyal Pediatr III-IV. 2003; 25 (3): 277-295.

7. Kurtoğlu S. Obezitenin Prenatal Temeli. Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği Eğitim Kursu-1, Çocuk ve Ergen Obezitesi, Pediatrik En­dokrinoloji ve Oksoloji Derneği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı, s 21, 3 Mayıs 2002, Ankara.

8. Tarım Ö. Çocuk Ve Ergen Obezitesinde Diyet Tedavisi. Pediatrik En­dokrinoloji ve Oksoloji Derneği Eğitim Kursu-1, Çocuk ve Ergen Obezitesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Oksoloji Derneği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakülte­si Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı, s 41, 3 Mayıs 2002, Ankara.

9. Şenol S. Obezitenin Psikososyal Yönü Ve Tedavisi. Pediatrik Endokri­noloji Ve Oksoloji Derneği Eğitim Kursu-1, Çocuk Ve Ergen Obezitesi, Pe­diatrik Endokrinoloji Ve Oksoloji Derneği, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı, s 67, 3 Mayıs 2002, Ankara.

6. Arslan P, Bozkurt N, Karaağaoğlu N, Mercanlıgil S, Açık Erge S. Yeterli ve Dengeli Beslenme Zayıflama Rehberi, Özgür Yayınları, Ankara, 2001.

7. Karaağaoğlu N. Çocukluk çağı şişmanlığı ve tedavisi. Beslenme ve Diyet Dergisi 1996; 25 (1): 53-62.

8. Pekcan G, Akal Yıldız E, Küçükerdönmez Ö. Klinikte Ve Sahada Bes­lenme Durumunun Saptanması El Kitabı, Abbott Nutrition, İstanbul.

9. Arslan P. Çocuk Ve Adolesan Çağı Şişmanlığı Ve Tıbbi Beslenme Teda­visi İlkeleri. Klinik Çocuk Forumu 2006; 6(6): 43-47.

10. Freedman DS, Srinivasan SR, Valdez RA, Williamson DF, Berenson GS. Secular İncreases İn Relative Weight And Adiposity Among Children Over Two Decades: The Bogalusa Heart Study. Pediatrics. 1997 Mar;99(3): 420-426.

11. Dangers Of A Sedentary Lifestyle: Disease Risks Associated To Physical Inactivity http://fitness.suite101.com/article.cfm/deadly_cost_of_physical_inactivity (Erişim tarihi 16.04.2010)

12. http://www.who.int/healthinfo/survey (Erişim tarihi 16.04.2010)

%d blogcu bunu beğendi: