Anasayfa » Özelleştirilen Sağlık Hizmetleri Neden ve Kim İçin Yapılıyor ? » Sağlık Bakanlığında Keyfi Uygulamaların Son Örneği Şef Atamaları

Sağlık Bakanlığında Keyfi Uygulamaların Son Örneği Şef Atamaları

Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim hastanelerinde şeflik uygulaması vardır.Şef en az 20 yataklı bir kliniğin veya bir laboratuarın eğitiminden ve idaresinden sorumlu tek kişidir.Şef kendi kliniğinde asistanlarına aynı zamandan uzmanlık eğitimi de verir.Bu nedenlerle şeflik kadrosu çok önemli,çok güçlü ve çok imtiyazlı bir kadrodur.

saglik-bakanligiHaziran 2005 de Sağlık Bakanlığı Bakanlığa bağlı eğitim hastanelerinde şef ve şef yardımcısı atamalarını da  düzenleyen bir yasa tasarısı hazırladı.Bu yasa tasarısına göre Sağlık Bakanlığı kendi dallarında profesör ve doçent olanları direkt olarak,diğer doktorları kriterlerini belirleyeceği ve kendisinin yapacağı sınav sonrası şef olarak atama yapmak istiyordu.Kanun tasarısı TBMM de kabul edildi,fakat Cumhurbaşkanı yasayı onaylamadı.Gerekçede ”profesörlerin ve doçentlerin sınavsız atanması ile ilgili  herhangi bir kriter belirtilmediği,bu şekli ile keyfi uygulama açık olduğu” belirtildi.Gerçektende Cumhurbaşkanı haklı idi.Yasada bu konuda hiçbir kriter yoktu.Her profesörün ve doçentin atanamayacağına göre,sağlık bakanlığı açıkça ben istediğimi atayacağım demekteydi.

Tasarı 20.10.2005 tarihinde  5413 sayılı yasa olarak  TBMM de aynen kabul edildi.Cumhurbaşkanı yasayı onaylamak zorunda kaldı.Fakat Yasayı Anayasa Mahkemesine götüreceğini açıkladı.

Yasa onaylanıp, yayınlanır yayınlanmaz  Sağlık Bakanlığı yoğun bir çalışma yaptı(!)Tatil gününde bile çalışarak kendi hastanelerinde çalışanlar profesör ve doçentlerden 50 kadar,üniversitelerde çalışan öğretim üyelerinden de yaklaşık 50 kadar öğretim üyesini şef veya şef yardımcısı olarak atadı.Diğer yandan bu atamalar hala devam etmektedir.

Bu atamalar yapılmadan önce Sağlık Bakanlığı şef ataması yapacağına dair bir ilan vermemişti.Bazı hastanelerin boş şef kadrolarına,bazı hastanelerde ise yeni açılan yada oluşturulan şef kadrolarına atama yapıldı.Belki boş olan şeflikler biliniyordu ve bunu bilenler şef olarak atanmak üzere müracaat ettiler.Fakat yeni açılan şefliklere atanan kişiler bu şefliklerin açılacağını nereden biliyordu?Bu kişilere nasıl malum olmuştu da önceden başvuruda bulunmuşlardı?Yoksa bu kişilere sağlık bakanlığı şef olmaları için teklif mi götürmüştü?Bu sorular daha da artırılabilir.Sağlık Bakanlığı bu sorulara cevap vermelidir.

Şef atamaları azalarak devam etmektedir.Fakat esas yapmak istedikleri kişileri şef yaptılar.Anayasa mahkemesi ne zaman ve nasıl bir karar verir bilinmez ama,iptal etse bile bu karar geriye dönük olmadığı için bu işi yapanların yanına kar kalacaktır.

Bu şekilde atamalar için kanunda bir sayısal sınırda konulmadığından  nereye kadar devam edeceği de belirsizdir.

Fakat esas önemli olan atanacak kişileri nasıl seçtikleridir.Seçimi kim neye göre yapmakta,atamadıkları kişileri ise hangi kriter göre uygun bulmamaktalar.Keşke dürüstlük gösterilse de bu kriterler açıklansa.

Tüm bu gerçekler; yasa çıkarma ve sonrada bu yasayı  uygulamanın adil olma anlamına gelmeyeceğini Milletimize bir kez daha göstermiştir.Bu durum yasalara güven açısından çok önemli bir sonuçtur.Daha öncede benzer şekilde yapılan şef atamaları ne kadar yanlış ise,kanun çıkararak ve kanuna sığınarak yapılan şef atamaları da en az o kadar yanlıştır.   Adil olmak, adaletle davranmak bu olmasa gerekir.Bu olsa, olsa  ben yaptım oldu zihniyetidir,keyfiliktir ve  zulümdür.

Bu dönemde Bakanlık müsteşarının ve müsteşar yardımcısının da şef olarak atanması da ayrı bir vakadır.Bu durum herhalde bal tutan parmağını yalama ihtiyacı duymuş,veya fırsattan istifade ederek kendi geleceklerini de güvence altına almak ihtiyacı hissetmişlerdir diye açıklanabilir(!)

Bu keyfiliğe ve adaletsizliğe dikkat çekmek istedik.

Haklı ve sevindirici gelişme Anayasa Mahkemesi 12 Aralık 2005 tarihinde 5413 sayılı yasanın 6. maddesi ile getirilen şef ve şef yardımcısı atamayla ilgili düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.