Anasayfa » MHP » Aile - Kadın ve Çocuklar » Sağlık dert küpü

Sağlık dert küpü

Hizmetlerin yetersizliğinden en çok Ankara dertli. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü “Para yok, eleman yok, eşitlik yok, proje için veri yok” diyor.

doc-dr-sefer-aycan-mustesarSağlık Bakanlığı’na bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Sefer Aycan, Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin yetersizliğinin ve verimsizliğinin arkasında, yerel yönetimlerin nüfuslarını şişirerek fazla bildirmelerinin yattığını söyledi. Doç. Dr. Aycan, “Belediye başkanları mezardaki insanları bile sayıyorlar” dedi.
Kendi görev tanımına giren, bağışıklama, gebelik takibi, çocuk muayenesi, çevre sağlığı hizmetleri kapsamında ele alınacak hizmetlerin, vatandaşa sunulmasında birçok eksiklik yaşandığını kabul eden Aycan, 1980’lerden itibaren başta nüfus kayıtları olmak üzere birçok aksaklık yaşandığını, sağlık ocağından verilen hizmetlerin, tutulan ETF’lerin (Ev Halkı Tespit Formu) güvenilirliğinin bozulduğundan söz ediyor.

Nüfus takip edilemiyor
Bunların nedenlerini en başta kentleşme olarak açıklayan Aycan, şunları söyledi:
“Sağlık ocakları, kendi bölgelerindeki nüfus hareketliliğini takip edemez oldu. Güney ve Güneydoğu’daki kırsal alanda nüfusu takip edemiyoruz. Aşı yaparken, kampanyalar sırasında ev ev, köy köy dolaşıyoruz. Ama o evi bulamıyoruz. O ev var ama içinde o insanlar yok. Nüfus sayımları ayrı bir dert. Sayım sırasında siyasi gerekçelerle nüfus şişiriliyor. İlin nüfusu 65 bin, 100 bine çıkarsa alacağı yardım miktarı artıyor. Bir diğer yerin adı belde, nüfusu 2 bin. Sağlık ocağı açmamız lazım. Ama ETF verilerine göre nüfus bin. Böyle yüzlerce örnek mevcut. Belediye başkanları mezardaki insanları bile sayıyorlar. Oysa benim için nüfus çok önemli. Ona göre hedefler, planlar ve projeksiyonlar yapıyoruz.”

Çare, eşitsizliği kaldırmak 
Hizmetin verilişinde de sıkıntılar var. Genel Müdür Aycan, bunu personel dağılımındaki dengesizlik olarak yorumluyor. Ankara’nın merkezinde problem olmadığını ama İç Anadolu kırsalında personel durumunun vahim boyutlarda olduğunu vurgulayan Aycan, “Personeli kırsalda çalıştırmaya özendirmek lazım. Mecburi hizmet, antidemokratik bir yöntem. Çare, personele, döner sermaye dağıtmakta” diyor ve projenin detaylarını şöyle aktarıyor:
“Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı, yani hastanede çalışan personel ile, sağlık ocağı ve sağlık evinde çalışan personel arasında ikilik var. Hastanede çalışanlar, döner sermaye, nöbet parası ve nöbet sonrası izni alıyorlar. Bu yüzden, personelim hastanelerde çalışmak istiyor. Onlara yönelik döner sermaye uygulamasını başlatmak istiyorum. Kanun hükmünde kararname olarak çıkacak. Halen görüşülmek üzere Bakanlar Kurulu’nda. Personelimin kaçmasını önlemem lazım. Bunun bir diğer çaresi de, ekonomik durumu ve özlük hakları açısından riskli bölgelerde çalışanlara tazminat vermek. Bu bölgelerde çalışmayı cazip hale getirmem, personelimi motive etmem şart.”

350 trilyon ek ödenek olsa!
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Sefer Aycan sağlık hizmetlerinin kalitesini artırabilmek için gerekenleri ve sıkıntılarını şöyle anlattı:

  • Teknik eleman yok, uzman hekim yok. Bu işin hiçbir cazibesi yok. Uzman hekimin aylık maaşı, 350- 400 milyon lira. Hastanede çalışsa, bir de muayenehane açsa, aylık kazancı 2 milyarı bulur. Ayrıca, bakan stresi, seçmen stresi de yok. Pratisyen hekim bile gelip çalışmıyor, uzman hekim niye gelsin!
  • 112 Acil hizmet sistemi ülke geneline yayılmalı. Halen Muş, Hakkari, Tunceli, Şırnak, Kilis, Iğdır, Bitlis, Mardin, Kırklareli, Van, Karaman, Ardahan, Adıyaman, Siirt ve Düzce’de faal değil. 112’nin faaliyete geçememe nedeni, 24 saat hizmet verecek her ambulans başına 4 ayrı ekibe ihtiyaç olması. Yeterli personel yok.
  • Sağlık ocakları ve sağlık evlerinde sarf malzemesi yok, ilaç yok.
  • Genel Müdürlüğe 350 trilyon liralık ek ödenek ayırmaları halinde, birçok olumsuzluk giderilebilir. Bütün sağlık ocaklarına araç alınabilir. Çünkü, halen 3 bin 200 sağlık ocağının aracı yok.

DİDEM ÜNSAL

[justified_image_grid preset=1 row_height=200]
%d blogcu bunu beğendi: