Anasayfa » MHP » Aile - Kadın ve Çocuklar » Sağlıklı Şehirler

Sağlıklı Şehirler

 

Amaç

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlıklı Şehirler Projesi, uzun süreli uluslar arası gelişme projesi olup, Avrupa’daki karar vericilerin sağlık konusunu gündemlerinin birinci maddesi olarak almalarını, stratejilerin “Yerel Gündem 21” çerçevesinde ve “Herkes İçin Sağlık (Sağlık 21) Hedefler” doğrultusunda sürdürülebilir faaliyetler şeklinde nitelendirmelerini hedeflemektedir. Proje, şehirde yaşayan ve çalışan kişilerin fiziksel, sosyal ve çevresel ortamlarını iyileştirme yönünde faaliyette bulunmak için yerel düzeyde karar vericileri ve ilgili kuruluşları aktive etmeyi amaçlar.

Avrupa’da Mevcut Durum

Projenin 1.Dönemi 1987-1992 yılları arasında sürmüş ve 35 şehrin Sağlıklı Şehirler ağına dahil olmasıyla sonlanmıştır. Bu dönemde ana tema; sağlıklı bir şehir için değişikliği yaratacak bir yapılanmaya gitmektir. 2.Dönem ise; 1993-1997 yılları arasında; 13’ü birinci döneme dahil olmayan 39 şehirin katılımıyla sonuçlanmıştır. Burada ana tema; sağlıklı halk politikaları ve kapsamlı şehir sağlık planları oluşturulmasıdır. 3.Dönem (1998-2002) Sağlıklı Şehirler görüşünü geliştirmek, daha fazla şehire yaymak ve Avrupa düzeyinde şehirlere dayanan işbirliğini arttırmaya yönelik olarak başlatılmıştır. Ek olarak üçüncü dönem, sağlık alanındaki gelişmeler doğrultusunda, 21.yüzyılda Herkes İçin Sağlık politikasında anahtar rol oynamaktadır.

Türkiye’de Mevcut Durum:

Ülkemizde de Sağlıklı Şehirler ağı kurulması çalışmaları Sağlık Bakanlığı ve DSÖ Türkiye Temsilciliğinin işbirliği ile Kasım 1993 tarihinde başlatılmış, daha sonra Temmuz 1994 tarihinde “Sağlıklı Şehirler Türkiye Uygulaması Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirilmiştir.

Sağlıklı Şehirler Projesinin ülkemizde uygulanmasına başlanıldıktan sonra, 1995 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile, daha sonra da Ankara-Çankaya Belediyesi, Sağlıklı Şehirler ağına katılmak üzere DSÖ’ne başvurmuşlardır. Çankaya Belediyesi, çeşitli ülkelerin şehirleri ile “Çok Şehirli Eylem Planı Faaliyetleri” çerçevesinde ortak çalışmalar yürütmektedir.

Proje kapsamında, 1998 tarihinde Atina’da gerçekleştirilen “Uluslar arası Sağlıklı Şehirler Konferansı” sonunda Bursa Büyükşehir Belediyesi toplantılar süresince yapılandırılan bir “Deklerasyon”a imza atmıştır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ağa başvurusu DSÖ’nce değerlendirilerek, Temmuz 2000 tarihinde üyeliği kabul edilmiştir.

1999 yılı içinde başlatılan ve 80 ili kapsamı içine alan ve bu illerdeki Belediyelerin adı geçen projenin temelini teşkil eden “Herkes İçin Sağlık” ve “Yerel Gündem 21” hedeflerini faaliyet alanlarında benimsemiş olanların tesbiti amacıyla yapılan çalışmalar bitirilmiş olup, projeye ilgi duyan 13 belediyenin katıldığı, evsahipliğini Bursa Büyükşehir Belediyesinin üstlendiği “Proje Bilgilendirme Toplantısı” Kasım 2000 tarihinde Bursa’da gerçekleştirilmiştir.

Toplantı sonrası, Bartın, Çankaya (Ankara), Tepebaşı (Eskişehir), Ürgüp (Nevşehir), Yalova ve Yozgat Belediyeleri 3.Dönem Sağlıklı Şehirler ağına katılmak üzere DSÖ’ne başvurularını yapmış olup bu başvurular halen değerlendirilme aşamasındadır.

 

“Sağlıklı Şehir Projesi Nedir?”

  • Şehirde yaşayan ve çalışan insanların fiziki,psikolojik ve çevresel refahlarını geliştirmeyi amaçlayan uzun dönemli bir kalkınma projesidir.
  • Sağlıklı Şehirler Projesi bir şehrin ne olduğu ve sağlıklı şehrin ne olması gerektiğinden yola çıkar.
  • Yaklaşıma göre “şehir”; yaşayan, nefes alan, büyüyen, sürekli değişen bir iç dinamiğe sahip karmaşık bir organizmaya benzetilebilir.
  • Sağlıklı şehir çevresini geliştirebilen ve kaynaklarını genişletebilen bir şehirdir.
  • Sağlıklı şehir kavramı bir sonuç değil, aynı zamanda bir yöntemdir.
  • Sağlıklı şehir sadece belirli bir sağlık düzeyine ulaşmış şehir değil, sağlık bilincine sahip ve onu geliştirmek için çaba harcayan şehirdir. Nitekim herhangi bir şehir var olan sağlık statüsüne bakılmaksızın sağlıklı şehir olabilir; gerekli olan başarmak için bir yapı ve işleyişe sahip olmak ve sağlık için kesin karar almaktır.

“WHO (DSÖ) Sağlıklı Şehirler Projesinde Yer Almanın Yararları”

  • Halk sağlığı konularında bilincin artması ve ilgili uluslararası hareketlerin bir parçası olmak,
  • Milenyum 21 ilkeleri ve uygulamaları içindeki “Herkes İçin Sağlık” hedefinde yerel çalışma olarak yer almak,
  • İçinde etkin uygulamaların geliştirileceği uluslararası bir ortam oluşturmak,
  • Ortaklık projeleri için Avrupa fonu gibi ekstra kaynaklar için uygun güç sağlamak,
  • Türkiye’deki Sağlıklı Şehir Ortaklığı çalışmalarını geliştirmek,
  • Sağlık sorunları üzerine diğer üye şehirlerle bilgi ve uygulama deneyimi paylaşmak için bir ağ oluşturmak,
  • Sağlık ve sağlıktaki hakça olmayan dağılımın sosyal etkileri ile ilgili araştırma ve geliştirmelere ulaşılabilmek,
  • Kentte bütün tarafların, kent için katılımcı ve demokratik çalışma kültürünü geliştirmelerini sağlamaktır.

“Sağlıklı Şehirler Ağı”

Şehir sağlığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesi için giderek artan önemde ve ilginç bir faaliyet alanıdır. Birçok çalışma ve rapor, yoksulluk, şiddet, sosyal dışlanma, kirlilik, standardın altında olan barınma, orta ve genç yaştaki insanların karşılanamayan ihtiyaçları, evsiz insanlar ve göçmenler, sağlıksız yerleşim planlaması, katılımcı çalışmaların eksikliği ve eşitsizlik ile sürdürülebilir gelişme konusuna ciddi şekilde eğilme ihtiyacı şeklinde sıralanabilecek sağlık alanında büyüyen tehditleri vurgulamaktadır. Avrupa Bölgesi’nde Sağlıklı Şehirler Projesi, bu tür problemlere bütüncül bir yaklaşımın değerini göstermektedir. Bu, açık bir politik taahhüdü, kurumsal değişim ve sektörler arası ortaklığı, sağlık ve yaşam koşullarının tüm açılarını hedefleyen yenilikçi faaliyetleri, Avrupa ve ötesindeki şehirler arasında yoğun bağlantıları içeren bir süreç aracılığıyla, yerel düzeyde herkes için sağlık temalı politika ve programları geliştirmek için etkili ve popüler bir mekanizmadır.

DSÖ Avrupa Bölgesindeki otuzdan fazla ülkeden 1000’in üzerinde şehir ve kent, sağlıklı şehir sıfatını almıştır. Bunlar; ulusal, bölgesel, metropoliten ve tematik sağlıklı şehirler ağlarının yanı sıra, daha ileri aşamadaki sağlıklı şehirler için DSÖ Sağlıklı Şehirler Ağı ile de bağlantılıdır. Bu ağlara katılan şehirler, korunmasız grupların ihtiyaçlarına, yaşam stillerine, çevre sağlığına hitap eden sektörler arası işbirliği, toplumsal gelişim inisiyatifleri ve programlarını baz alan, şehir sağlık profilleri ve şehir sağlık planları ve stratejilerini ve Gündem 21’i içeren geniş bir program ve ürün aralığını geliştirmekte ve uygulamaktadırlar.

DSÖ Sağlıklı Şehirler Ağı, sorumluluk ve yeniliği geliştirmek için anahtar bir yapılanmayı temsil etmekte ve değerli bir uzmanlığın, meşruluğun ve devam eden öğrenmenin bir kaynağıdır. Ulusal ağlar ve uluslararası-ulusal düzeyde çok sayıda bulunan tematik/konu bazlı ağlar, tüm geleneksel politik, profesyonel, bölgesel ve sektörel sınırların ötesine geçen dinamik işbirliği ve yenilik ağı içinde gelişmektedir.

Sağlıklı Şehirler Ağı Arka Planı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlıklı Şehirler Projesi, Avrupa ölçeğinde sağlığı karar vericilerin gündeminde ön sıralara yerleştirmeyi, ve 21.yy’da ve Yerel Gündem 21’de herkes için Sağlık stratejisinin prensipleri ve hedefleri doğrultusunda sağlık ve sürdürülebilir kalkınma için kapsamlı yerel stratejiler geliştirmeyi amaçlayan uzun dönemli bir uluslararası gelişim inisiyatifidir. Eninde sonunda Sağlıklı Şehirler yaklaşımı, şehirde yaşayan ve çalışan insanların fiziksel, zihinsel, sosyal ve çevresel gönençlerini arttırmaya çabalamaktadır.

Projenin 3. Aşaması tamamlanmış ve 4. Aşaması(2003-2007) devam etmektedir. Her beş yıllık dönem, kendini bu işe çok iyi adamış proje şehirlerinin networkleri tarafından uygulanan spesifik hedef ve sonuçlara odaklanmıştır. Bu şehirler, resmi bir başvuru sürecini takip ederek DSÖ Sağlıklı Şehirler Ağı’na DSÖ tarafından atanmışlardır. Her beş yılda, her aşamanın başlangıcında yeni bir network kurulmuş ve eskisi lağvedilmiştir.

1. Faz (1987-1992), DSÖ proje şehirleri ağı içerisinde 35 şehri kapsamıştır. Değişim rolü üstlenecek üyelerin yeni yapılar yaratmak ve şehir içerisinde sağlık için çalışmanın yeni yollarını araştırmak hedeflenmiştir.

2. Faz (1993-1997), daha önce 1. Fazda herhangi bir ağa katılmamış 13 şehir de dahil olmak üzere 39 şehri kapsamıştır. Bu faz, sağlıklı toplum politikası ve kapsamlı şehir sağlık planlaması konusunda odaklanmakla beraber yeni faaliyet alanlarını da kapsamıştır. Haziran 2000’deki Atina Konferansı ile 2.Faz tamamlanmış ve 3.Faz başlamıştır.

3. Faz (1998-2002) 50 şehri kapsamıştır. Sağlık gelişimi için bütünleşmiş planlamaya odaklanmış ve hedef olarak eşitlik, sürdürülebilir kalkınma ve sosyal gelişme belirlenmiştir. Şehirlerden sistematik olarak izleme ve değerlendirme çalışmaları talep edilmiştir.

Geçen yılların ardından Sağlıklı Şehirler, geniş bir uzmanlık yapısı kurmuştur. DSÖ ile katılımcı şehirler ve ulusal ağlar, sektörler arası işbirliği, toplumsal gelişim inisiyatifini baz alan ve korunmasız grupların ihtiyaçları, hayat tarzları ve çevresel sağlıklarına hitap eden geniş bir program ve ürün aralığı geliştirmiş ve uygulamıştır.

4. Faz 2003 – 2008 yılları arasını kapsamıştır. Üye ve aday sayısı 100’e yaklaşmıştır. 4. Faz’da Ana tema olarak Sağlık Etki Değerlendirmesi, Sağlıklı Yaşlanma, Sağlıklı Şehir Planlaması ve Fiziksel Aktivite ve Aktif Yaşam konularına odaklanılmıştır. Üye Şehirler bu konularda çalışmalar yapmak, projeler üretmek ve deneyimlerini paylaşmaktan sorumlu olmuşlardır.

5. Faz 2009-2013 yıllarını kapsamaktadır. Zagreb Sağlıklı Şehirler Bildirisi DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı V. Faz’ının ana konularını, hedef ve prensiplerini açıklamaktadır. V. Faz’ın genel konusu sağlık ve tüm yerel sağlık politikalarında sağlık alanında eşitliktir. Tüm politikalarda sağlık konusu kamu sağlığının sadece sağlık sektörünün bir ürünü olmadığı buna karşın sağlığın sağlık sektörü dışındaki sektörlerden büyük ölçüde etkilendiği düşüncesi üzerine temellenmiştir. Sağlık ve esenlik birçok toplumsal sektör için giderek artan bir şekilde ortak bir değer haline gelmektedir. Sağlam kanıtlar sağlık sektörü dışındaki sektörlerin eylemlerinin önemli hastalıklarla ilişkili risk faktörlerini ve sağlığın belirleyicilerini önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Tüm politikalarda sağlık konusu ulaşım, barınma ve kentsel gelişim, çevre, eğitim, tarım, maliye, vergi ve ekonomi gibi alanlardaki politikalarla ilişkilidir. Bunlara ek olarak, tüm politikalarda sağlık sadece kamu sağlığı veya ulusal seviyeler ile sınırlandırılmamıştır. Bu konu sağlık alanında yerelde elde edilebilecek sonuçlar ve belediyelerin kamu sağlığı konusundaki rolleri açısından çok büyük bir potansiyele sahiptir. Tüm politikalarda sağlık, sağlık ve esenlik ile ilgili konuları strateji ve planların merkezinde yer alan değerler olarak entegre edilmesi için toplumun tüm sektörlerini harekete geçirmeyi hedefleyen yatay bir yaklaşımdır. Sağlığın belirleyicileri, sağlık alanındaki eşitsizliklerin giderilmesi için verilen belirgin bir taahhüt olmadıkça tam anlamıyla ele alınmış olmayacaktır.

Ana tema 1 “Önemseyen ve Destekleyici Çevreler”: Sağlıklı bir şehir her şeyin üzerinde tüm vatandaşlarını kapsayıcı, destekleyici, duyarlı ve vatandaşlarının farklı ihtiyaç ve beklentilerine cevap verebilen bir şehir olmalıdır.

 

Önemli Konular

  • Tüm çocuklar için daha iyi sonuçlar: Çocuk hizmetleri vermek, tüm genç vatandaşları desteklemek ve çocukların yaşamlarını sistematik olarak iyileştirmeyi amaçlamak. Çocukluğun ilk dönemlerine yatırım yapmak sağlık alanındaki eşitsizlikleri azaltmanın en iyi yollarından birisidir.
  • Yaşlı dostu şehirler: Yaşlı insanların sağlık ihtiyaçlarına cevap veren politikalar ve kapsamlı eylem planları oluşturmak ve bu çalışmalarda katılımcılık, güçlendirme, bağımsız yaşam, destekleyici ve güvenli fiziksel ve sosyal çevreler ve erişilebilir destek ve hizmetler konularına vurgu yapmak.
  • Göçmenler ve sosyal bütünleşme: Sistematik olarak göçmenlerin sağlık ve sosyal ihtiyaçlarını gündeme taşımak ve entegrasyon, tolerans ve kültürel anlayış konularını desteklemek.
  • Aktif vatandaşlık: Toplumsal katılımcılık ve toplumun güçlendirilmesi için etkin bir altyapı oluşturmak ve gerçekleştirilecek eylemler için toplum geliştirme tekniklerini kullanmak ve sosyal ağ oluşturma imkanlarını geliştirmek.
  • Sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetler: Toplumun ve özellikle de dezavantajlı grupların sistematik ihtiyaç değerlendirmesine dayanan duyarlı, yüksek kaliteli ve herkesin erişebileceği sağlık ve sosyal hizmetlerin savunuculuğunu yapmak ve geliştirmek.
  • Sağlık bilinci: Toplumun sağlık bilincini arttıracak programlar geliştirmek ve uygulamak. Sağlık bilinci insanların sağlıklarını geliştirmek veya sağlık seviyelerini korumak için gerekli kararları almalarına yardımcı olacak temel sağlık bilgilerini ve karmaşık sağlık sistemleri tarafından sağlanan hizmetleri alma, işleme ve anlama kapasitesi anlamına gelmektedir.

Ana tema 2 “Sağlıklı Yaşam”: Sağlıklı bir şehir sağlıklı yaşam tarzlarını destekleyen şart ve imkanları sağlar.

 

Önemli Konular

  • Bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi: Topluma dayalı entegre yaklaşımlar kullanarak ve risk faktörleri ile hastalıkların sosyal belirleyicilerini gündeme taşıyarak bulaşıcı olmayan ve kronik hastalıklarla mücadele etmek amacıyla oluşturulan yerel ortaklıkların güçlendirilmesi için verilen çabaları arttırmak.
    • Yerel sağlık sistemleri: Kalp hastalıkları, kanserler, solumum yolları hastalıkları ve alkol ile ilişkili hastalıkları önemek, kontrol altında tutmak ve yönetmek için halk sağlığı hizmetleri ve birinci basamak sağlık hizmetleri dahil olmak üzere yerel sağlık sistemlerinin kapasitesini arttırmak.
    • Dumansız şehirler: Kamusal alanlarda ve çalışma alanlarında tütün kullanımının engellenmesine yönelik politikalar oluşturmak ve uygulamak.
    • Alkol ve uyuşturucu: Alkol ve uyuşturucu kullanımının engellenmesi için sektörler arası eylem planları geliştirmek.
    • Aktif yaşam: Aktif yaşam, fiziksel aktivite ve yaya ulaşımını şehir gelişim plan ve politikalarının ana konularından birisi haline getirmek.
    • Sağlıklı gıda ve beslenme: Sağlıklı gıdaya eşit erişim imkanlarını ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ilgili bilinci arttırmak.
    • Şiddet ve yaralanmalar: Kadın, çocuk ve yaşlılar ve trafik ve ev kazaları dahil olmak üzere şehir içerisinde şiddet ve yaralanmalar ile ilgili tüm konuları kapsayan plan ve politikalar oluşturmak
    • Sağlıklı ortamlar: insanların günlük yaşamları (örn. mahalleler, okullar çalışma alanları) ile ilişkili sağlıklı yaşam ve esenlik ile ilgili programları desteklemek.
    • Esenlik ve mutluluk: Esenlik ve mutluluğu destekleyen, stresi azaltan ve toplulukların dirençliliğini arttıran faktör ve koşulları ve bu konulardaki bilinci geliştirmek ve bu konularda araştırmalar yapmak.

 

Ana tema 3 “Sağlıklı Kentsel Çevre ve Tasarım”: Sağlıklı bir şehir, tüm vatandaşlar tarafından erişilebilir olan ve sağlığı, rekreasyon ve esenliği, güvenliği, sosyal etkileşimi, kolay erişilebilirliği, özsaygıyı, kültürel kimliği destekleyici fiziksel ve yapay bir çevre sunar.

 

Önemli Konular:

  • Sağlıklı şehir planlaması: şehir planlaması süreçlerine, program ve projelerine sağlık konusunu entegre etmek ve bu amaca ulaşabilmek için yeterli kapasite, politik ve kurumsal taahhütleri sağlamak. Master planlarına, ulaşımda erişilebilirliğe ve mahalle planlamasına özel önem vermek.
  • Barınma ve dönüşüm: planlama ve tasarım yoluyla entegre ulaşım sistemlerine, herkes için daha iyi barınma koşullarına, sağlığı geliştirici dönüşüm planlarına, fiziksel aktivite ve rekreasyon amaçlı yeşil ve açık alanlara erişimi arttırmak.
  • Sağlıklı ulaşım. Çok genç insanlar ve kısıtlı hareket imkanlarına sahip olan bireyler de dahil olmak üzere herkes için erişilebilirliği arttırmak ve araba kullanmadan istenilen yere ulaşmalarını kolaylaştırmak.
  • İklim değişikliği ve kamu sağlığı ile ilgili acil durumlar: Şehirlerde iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele etmek ve global ekonomi, insanların serbest hareketi gibi konuların etkilerine, kamu sağlığı krizlerine hazır olmak ve anında müdahale edebilmek.
  • Güvenlik: şehir ve mahallelerin tasarım ve planlarının sosyal etkileşime izin vermesini sağlamak, güvenlik hissini arttırmasına imkan vermek ve herkes için özellikle de çocuklar ve yaşlılar için hareket imkanını arttırmak.
  • Gürültü ve kirliliğe maruz kalma: İnsanları özellikle de çocukları zehirli ve sağlığa zarar veren salınımlara (kapalı ve açık alan hava kirliliği, kamu ve çalışma alanlarında tütün dumanı ve gürültü de dahil olmak üzere) karşı koruyucu uygulamaları geliştirmek ve kullanmak.
  • Sağlıklı kent planlaması: yürüme ve bisiklete binmeyi kolaylaştıran ve sosyal olarak destekleyici çevreler oluşturmak. Kentsel tasarımlarda şehirlerin çok yönlü ve birbirinden farklı kültürel varlıklarını güçlendirmek ve tüm vatandaşların güvenlik, erişilebilirlik, konfor ve aktif yaşam konusundaki beklentilerini karşılayabilecek kentsel tasarımlar hazırlamak.
  • Yaratıcılık ve yaşanabilirlik: yaratıcılığı arttıran politika ve kültürel aktiviteleri geliştirmek, insan ve sosyal sermayeyi, sosyal uyumu ve sosyal değişimi destekleyerek toplumun gelişmesine katkıda bulunmak.

 

 

TÜRKİYE’DE SAĞLIKLI ŞEHİRLER PLANLAMA ÇALIŞMALARI

GİRİŞ

Kentlerde daha çok insanın yaşamaya başlamasıyla birlikte, kentlerde yaşayan kişilerin yaşam kalitelerinin yükseltilmesi ve insani yaşam koşullarına sahip olmaları gerektiği fikri önem kazanmıştır. Bu anlayışın bir uzantısı olarak 20. yüzyılın son çeyreğinde ‘sağlıklı şehirler’ olgusu ön plana çıkmıştır.

Dünyada ve Avrupa’da ‘sağlıklı şehirler’ olgusunun yaygınlaşmasıyla birlikte Türkiye’de bazı belediyeler, ‘sağlıklı şehirler’ gerekliliğini yerine getirebilmek için çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Türkiye’de Sağlıklı Şehirler Birliği’nin kurulması ile ilgili çalışmalar 2003 yılında başlatılmıştır. İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ulusal ağa üye kentlere çağrı yaparak “Tüzük Hazırlama Komisyonu” kurmuştur. 20.02.2004 tarihinde Sağlık Bakanlığı, Bursa Valiliği, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ile 3. Faz üyesi olan Bursa Büyükşehir, Eskişehir / Tepebaşı, Bartın, Yalova Belediyelerinin katıldığı bir toplantı düzenlenmiş ve tüzükle ilgili öneriler alınmıştır. Sağlıklı Şehirler Birliği, Bakanlar Kurulu’nun 13.12.2004 tarih ve 2004/62215 sayılı kararı ile kurulmuş ve bu karar 22.12.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 31.12.2004 tarihinde birlik tüzüğü İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

1. “SAĞLIKLI ŞEHİRLER” KAVRAMI VE OLUŞUMU

Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Şehirler Projesi, bir şehrin ne olduğu ve sağlıklı şehrin ne olması gerektiğinden yola çıkmıştır. Yaklaşıma göre şehir; yaşayan, nefes alan, büyüyen, sürekli değişen bir iç dinamiğe sahip karmaşık bir organizmaya benzetilmektedir. Sağlıklı Şehir, çevresini geliştirebilen ve kaynaklarını genişletebilen bir şehirdir. Bu anlayışa göre, Sağlıklı Şehir kavramı bir sonuç değil, aynı zamanda bir yöntemdir.

belirli bir sağlık düzeyine ulaşmış şehir değil, sağlık bilincine sahip ve onu geliştirmek için çaba harcayan şehirdir.

Sağlıklı Şehir Projesi, Avrupa şehirlerindeki politikacıların gündemine sağlık konusunu da dâhil etmeyi ve yerel seviyedeki halk sağlığı için güçlü bir lobi oluşturmayı hedefleyen, uzun vadeli bir kalkınma projesidir. Şehirde yaşayan ve çalışan insanların fiziki, psikolojik ve çevresel refahlarını geliştirmeyi amaçlamaktadır (Fidan, Alan, Güniçen,2005:25). ‘Sağlıklı Şehir’ olarak ifade edilen bir şehrin özellikleri şunlardır;

• Nitelikli konut da dâhil olmak üzere temiz, güvenilir bir fiziksel çevreye sahip,

• Dengeli ve uzun vadede devam edebilecek bir ekoloji sistemi olan,

• Güçlü, dayanışmacı toplumsal yapının var olduğu,

• Toplumdaki bireylerin kendi hayat, sağlık ve refahını etkileyecek kararlarda katılım ve kontrole sahip olduğu,

• Şehirde yaşayan tüm bireylerin yemek, su, barınak, gelir, güvenlik, iş vb. temel gereksinimlerinin karşılandığı,

• Her türlü temas, ilişki ve iletişim olanağıyla değişik kaynak ve deneyimlere ulaşılabilindiği,

• Geniş, yenilikçi ve canlı bir şehir ekonomisinin var olduğu,

• Geçmişe, şehirde yaşayanların kültürel ve biyolojik mirasına, diğer grup ve bireylere bağlılığın desteklendiği,

• Tarihsel özelliklere uyumlu ve onları geliştiren bir yapıya sahip olan,

• Herkese ulaşabilen optimum düzeyde uygun halk sağlığı ve sağlık bakım hizmetinin verildiği,

• Yüksek sağlık düzeyine sahip bir şehirdir.

2. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ SAĞLIKLI ŞEHİR PROJESİ’NİN GELİŞİMİ

Sağlıklı Şehir kavramı ilk kez 1985’te Kanada’da kullanılmıştır. Bu kavram, küresel stratejilerin ve girişimlerin ev sahipliği, kent yapısının ve yerel yönetimlerin anahtar rolünü fark ettirmekte ve vurgulamaktadır. Sağlıklı Şehirler Projesi, bütün Dünya Sağlık Örgütü bölgelerinde girişimler ve çalışma ağları ile küresel bir harekettir. Kanada’dan Brezilya’ya, Güney Afrika’dan Mısır’a, Çin’den Pasifik Adaları’na ve Hindistan’dan Tayland ve Nepal’e yüzlerce şehir Sağlıklı Şehirler değerlerini ve yaklaşımlarını benimsemiştir.

Kavram daha çok Avrupa şehirlerinde kullanılmış ve yaygınlaşmıştır. Sağlıklı Şehirler olgusu, Avrupa’da küresel düzeyde siyasi ve sosyal arenadaki tarihi değişimlerle çakışan 17 yıllık bir geçmişe sahiptir. Sağlıklı Şehirler, 5 yıllık fazlarla gelişmektedir (1988–1992, 1993–1997, 1998–2002 ve 2003–2007). Her faz bir dizi ana temanın üzerine özel vurgu koyduğu ve projenin stratejik kapsamını genişletmeye çalıştığı halde, Avrupa’da sağlıklı şehirlerin amaç, yöntem ve vizyonu dört ana çerçevede sabit kalmıştır. Bunlar şu şekildedir:

• Sağlık belirleyicilerine, herkes için sağlık ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine yönelim,

• Avrupalı ve küresel toplum sağlık önceliklerini bütünleştirme ve teşvik etme,

• Sağlığı Şehirlerin sosyal ve politik gündemlerine yerleştirme ve

• İyi yönetişim ve sağlık için ortaklığa dayalı planlamayı teşvik etmedir.

Her fazda, Avrupa’daki seçilmiş ve taahhüt etmiş şehirlerden oluşan bir DSÖ ağı, sağlık meseleleriyle uğraşmak için yeni çalışma biçimleri ve yeni yaklaşımlar için deneysel alan sağlamaktadır. 1988–1992 arasında ağda 35 şehir varken, bu rakam 1993–1997 yılları arasında 39’a ve 1998–2002 yılları arasında 55’e çıkmıştır. 4. Faz Dünya Sağlık Örgütü Çalışma Ağı (2003–2007) 70 şehri içine almayı düşünmektedir. Bu fikir, ilgili şehirlere bu yeni girişimin bir parçası olma fırsatını sunarak başlangıçtan itibaren kendiliğinden ve hızlı bir şekilde olarak ulusal sağlıklı şehirler ağlarının gelişimiyle sonuçlanarak şehirlerce popülaritesini kanıtlamıştır. Ulusal çalışma ağları, sağlıklı şehirler fikirlerinin ve deneyimlerinin yüzlerce şehre yayılması potansiyelini güçlendirmiş, hem deneyim, yenilik ve dayanışma, hem de sağlık savunuculuğu için bir platform ve kent içi işbirliği için etkili bir mekanizma haline gelmiştir. Bugüne değin, Sağlıklı Şehirler ağları Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’nde, 1400’den fazla şehir, ilçe ve kasabayı bir araya getirerek 29 ülkede kurulmuştur. Sağlıklı Şehirler, ülkelerin yeni ihtiyaçlarına, uluslararası stratejilere, yeni bilimsel kanıtlara, geçmiş deneyimlerden öğrenilen derslere, politika ve örgütlemedeki değişimlere adapte olan dinamik bir anlayıştır.

2.1 SAĞLIKLI ŞEHİR GÖSTERGELERİ

Sağlık Şehirler göstergeleri dört ana bağlamda ele alınmaktadır. Bu göstergeler şu şekildedir;

A. Genel Sağlık Göstergeleri

a. Ölüm tüm sebepler,

b. Ölüm sebebi,

c. Düşük doğum ağırlığı,

B. Sağlık Hizmetleri Göstergeleri

a. Şehrin sağlık eğitim programı,

b. Tam aşılı çocukların oranı,

c. Temel sağlık hizmetlerinde çalışan pratisyen hekim başına düşen kişi sayısı,

d. Hemşire başına düşen kişi sayısı,

e. Sağlık sigortası kapsamındaki nüfus oranı,

f. Yabancı dillerde temel sağlık hizmeti veren kurumlar,

g. Her yıl kent konseyi tarafından ele alınan sağlıkla ilgili soruların sayısı,

C. Çevresel Göstergeleri

a. Hava kirliliği,

b. Su kalitesi,

c. Su kirleticilerinin toplam atık sudan arındırılması yüzdesi,

d. Evsel atık toplama kalite indeksi,

e. Evsel atık arıtım kalite indeksi,

f. Şehirde bulunan yeşil alanların rölatif düzeyi,

g. Yeşil alanlara halkın ulaşımı,

h. Spor ve boş zamanların değerlendirilmesi,

ı. Toplu taşıma,

i. Toplu taşıma ağının kapsamı,

k. Yaşam mekanları,

l. Yaya yolları,

m. Bisiklet yolları,

n. Terk edilmiş sanayi bölgeleri,

D. Sosyo-ekonomik Göstergeleri

a. Düşük standartlı konut koşullarında yaşayan nüfus yüzdesi,

b. Evsiz insan sayısı,

c. İşsizlik hızı,

d. Okul öncesi çocuklar için kreş / anaokulu yüzdesi,

e. 20’den küçük, 20–34 ve 35 + yaşlarında annelerin canlı doğum yüzdesi,

f. Özürlü çalışan sayısı,

g. Toplam canlı doğum sayısına göre düşük yüzdesi.

Yukarıda dört ayrı bölümde ele alınan göstergelerin izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi yoluyla şehirler, Sağlıklı Şehirler ağına dâhil edilmekte ve şehir, Sağlıklı Şehir olarak tanımlanmaktadır.

Bir şehrin Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Şehirler Ağına dâhil olabilmesi için, öncelikle Belediye Başkanının projeye üye olmak istediğini belirten bir mektubu Dünya Sağlık Örgütü’ne göndermesi ve projeye her türlü politik destek sağlayacağını taahhüt etmesi gerekmektedir. Uluslararası Sağlıklı Şehirler Ağına üye olunacağını, yıllık aidatların ödeneceğini, bu projeyi yürütmek amacıyla proje ofisinin kurulması ve proje koordinatörü atanacağını taahhüt eden Belediye Meclis Kararı’nın da alınması gerekmektedir. Ayrıca şehirde sağlıkla ilgili karar vericilerin taahhütlerinin alınması gerekmektedir. Bu karar vericiler şehrin niteliğine göre: valilik, il sağlık müdürlüğü, il çevre müdürlüğü, üniversiteler, ilçe belediyeler, Yerel Gündem 21, diğer sivil toplum kuruluşları olabilir. Yukarıda belirtilen taahhütler alındıktan sonra,

• Şehir Sağlık Gelişim Planının hazırlanması;

• Şehir Sağlık Profili ve Sağlıklı Şehir Göstergelerinin hazırlanması ve

• Bu işleri yapmak amacıyla Sağlıklı Şehirler Proje Ofisinin kurulması,

• Ayrıca iyi derecede İngilizce bilen tam zamanlı bir proje koordinatörü atanması gereklidir.

3. TÜRKİYE’DE SAĞLIKLI ŞEHİRLER PROJESİNİN ŞEKİLLENMESİ

Dünyadaki 6 Dünya Sağlık Örgütü Bölge Ofisinde, 66 ülkede, 220 Dünya kentinde ve 51 Avrupa kentinde devam eden ve gelişen “Sağlıklı Şehirler” hareketinin Türkiye’de gelişebilmesi, benimsenmesi, uygulanabilmesi için resmi bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuş ve bu gereklilikten hareketle, bu konuya önem veren kentler bir araya gelerek “Türkiye Sağlıklı Şehirler Birliği”ni kurmuşlardır. Türkiye’de Sağlıklı Şehirler Birliği’nin kurulma sebepleri şunlardır:

• Yaşanabilir ve sağlıklı şehirler için tüm kentsel ve çevresel konularda eşitsizlikleri azaltmak ve yoksulluk ile mücadele etmek amacıyla üye şehirlerarasında işbirliğini sağlamak, deneyimlerini paylaşmak ve güç birliği oluşturmak,

• Üye şehirlerin aktif olarak deneyimlerini paylaşmalarını, sorunları aktarmalarını, ortak projeler geliştirmelerini, uluslararası düzeyde temsil edilebilmelerini ve ortak ihtiyaçlarının çözümlerini sağlamak ve üye belediyeler danışmanlık hizmeti vererek Sağlıklı Şehirler Hareketini tüm Türkiye’de yaymak,

• Yaşam kalitesini yükseltmeyi görev edinerek güven ve huzur ortamı içinde çevre, insan sağlığı ve kültürel varlıklara saygılı, nitelikli kentsel altyapıya sahip, estetik ve konforlu bir kent yaratmaya katkıda bulunmaktır.

Sağlıklı Şehirler Birliği’nin kurulması ile ilgili çalışmalar 2003 yılında başlatılmış, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ulusal ağa üye kentlere çağrı yapılarak “Tüzük Hazırlama Komisyonu” kurulmuştur. 20.02.2004 tarihinde Sağlık Bakanlığı, Bursa Valiliği, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ile 3. Faz üyesi olan Bursa Büyükşehir, Eskişehir / Tepebaşı, Bartın, Yalova Belediyelerinin katıldığı bir toplantı düzenlenmiş ve tüzükle ilgili öneriler alınmıştır.

Ulusal ağa üye şehirlere Sağlıklı Şehirler Birliği’ne kurucu üye olarak katılma çağrısı yapılmış, Yalova, Van, Kadıköy, Afyon, Tepebaşı, Çankaya, Ürgüp, Ordu, Kırıkkale ve Bursa Büyükşehir Belediyeleri birliğe katılmak istediğini belirten meclis kararı almış ve birliğin kurucu üyeleri olmuşlardır.

Sağlıklı Şehirler Birliği Bakanlar Kurulu’nun 13.12.2004 tarih ve 2004/62215 sayılı kararı ile kurulmuş ve bu karar 22.12.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış, 31.12.2004 tarihinde birlik tüzüğü İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Eylül 2005 itibariyle Birliğin üyesi olan 17 belediye vardır. Bunlar; Bursa Büyükşehir, Nevşehir / Ürgüp, Afyon, Yalova, İstanbul / Kadıköy, Eskişehir / Tepebaşı, Ankara / Çankaya, Ordu, Van, Bartın, Kırıkkale, Trabzon, Nevşehir / Avanos, Mardin, Bursa / Nilüfer, Gölcük, Aydın Belediyeleridir.

Türkiye Sağlıklı Şehirler Birliği’nin 2005 – 2020 yıllarını kapsayan Strateji Planına göre amacı: “Tüm vatandaşların yaşamaktan mutluluk duyacakları sağlıklı şehirler yaratmak; herkese eşit ve kaliteli bir yaşam sağlamak için sağlık, ulaşım, planlama, çevre, altyapı gibi sorunlara kalıcı çözümler getirecek ortak projeler geliştirmek, 2020 yılı sonuna kadar, Türkiye’de yaşayan insanların Sağlıklı Şehirler Hareketi ile sosyal, ekonomik, fiziksel, kültürel ve eğitim açısından daha tatmin edici yaşam koşullarına sahip olmasını sağlamaktır.”

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Şehir yapısının kalitesi, insan sıhhat ve sağlığı için bir temel niteliğindedir. Bugünün şehirlerindeki birçok problem fakirlik, eşitsizlik, kirlilik, işsizlik, işe, mallara ve hizmetlere erişim zorlukları, toplumsal bağlılığın azlığı, konut ve diğer alanlardaki düşük kalite ile ilişkilidir. Şehir planlamasının sosyal, fiziksel ve ekonomik çevreler ile şehirlerin işleyiş şekillerinde etkisi bulunmaktadır. Bu yüzden bu problemleri belirtmede ve sağlık, sıhhat ve hayat kalitesini arttırmada anahtar bir role sahiptir. DSÖ Sağlıklı Kent Planlaması girişimini 1997 yılında gündemi sağlık için sürdürülebilir gelişim ile tamamlamak üzere yapılan hareketin bir parçası olarak başlatmıştır. Burada amaç şehir planlama prensiplerinin sağlıklı şehirler yaklaşımı ile arasında yakın ilişkiler bulunduğunu göstermek ve şehir planlamasını yeniden sağlık ve hayat kalitesine odaklamaktır.

Bu çerçevede Türkiye’de çalışmalarını başlatılan ‘sağlıklı şehirler hareketinin gelişmesi şehirlerde yaşayan bireylerin fakirlik, eşitsizlik, işsizlik, hizmetlere erişim zorluklarının nispeten azalmasına ve bireylerin toplumsal aidiyet duygularının artmasına imkân verebilecektir.

 

%d blogcu bunu beğendi: