Anasayfa » MHP » Aile - Kadın ve Çocuklar » Sigara, Alkol ve Uyuşturucu

Sigara, Alkol ve Uyuşturucu

Türkiye’de Sigara, Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı Sorunu

Türkiye’ de  çok yüksek düzeyde  var olan sigara ve alkol kullanımı ve bağımlılığı yanında,uyuşturucu  ve  madde kullanımı sorunu da artarak devam etmektedir.

Sigara içme alışkanlığı Dünya’da ve Türkiye’de artmaktadır.Türkiye genelinde yapılan bir araştırmaya göre 15 yaş üstü nüfusun % 43,6 sı sigara içmektedir.Yine yapılan araştırmalara göre gençlerin % 20,1 i,sokakta çalışan çocukların ise % 16,7 sinin sigara kullandığı belirtilmektedir.

Alkol kullanımı da artmaktadır.Son 20 yılda alkol üretimi ve tüketimi büyük artış göstermiştir.Yapılan araştırmalarda gençlerin % 42,6 sının alkol kullandığı,% 20,5 inin ise düzenli olarak alkol kullandığı belirtilmektedir.

Uyuşturucu adı verilen; yasal veya yasal olmayan,uyarıcı veya uyuşturucu niteliği olan,bağımlılık yapan maddelerin de kullanımı da son 10 yılda büyük  artış göstermiştir.İstanbul’da yapılan bir araştırmada lise öğrencilerinin % 6 sının bağımlılık yapıcı uyuşturucu madde kullandığı,öğrencilerin % 4 ünün ise en az bir kez esrar,% 3,8 inin ise en az bir kez uçucu madde kullandıkları belirtilmektedir.Sokakta çalışan çocuklarda yapılan  bir araştırmada ise çocukların %4,2 sinin tiner,% 11,5 nin ise yapıştırıcı madde kokladığı tespit edilmiştir.

Morfin türevleri,uyarıcılar,merkezi sinir sistemi baskılayıcıları,tiner,bali gibi uyuşturucular,esrar ve benzerleri gibi bir çok madde genel olarak uyuşturucu olarak adlandırılmaktadır.

Ergenler uyuşturucu kullanımı açısından büyük risk altındadır.Çünkü ergenlik;sosyal ve biyolojik değişimlerin,duygusal dalgalanmaların yaşandığı,aile ve toplum ile çatışmaların belirginleştiği,arkadaşlıkların önem kazandığı çalkantılı bir dönemdir.

Sigara ve alkol kullanan gençlerde uyuşturucuya başlama daha fazla görülmektedir.

Merak,kendini kanıtlama,arkadaşları tarafından kabul görme,arkadaş baskısı,sorunları ile başa çıkma gibi nedenlerle uyuşturucuya başlanmaktadır.

Uyuşturucu madde kullanan herkes bağımlı hale gelebilir.Bu maddeler  bağımlılık yapabilen maddelerdir.Bu nedenle“ben kontrol edebilirim” ve ye “ben bağımlı olmam “demek doğru değildir.

Bağımlılık;kişinin zarar gördüğü halde madde kullanmaya devam etmesi,kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması,sürekli madde arayışı içerisinde olması,kullandığı maddenin dozunu giderek artırması ile karakterize bir tablodur.

Bağımlı kişi;Kişi bir süre sonra madde dışında hiçbir şey düşünemez.Yaşamda her şey önemini kaybetmiştir.Toplumsal rol ve ödevini yerine getiremez..Madde bulabilmek için hırsızlık,fahişelik yapmak zorunda bile kalabilir.

Bireysel anlamada bağımlılık bir hastalıktır ve bir hastalık olarak tedavi edilmesi gerekir.Bu kişilerle iyi bir iletişim kurulmalıdır.Yargılamak yerine,ona destek verilmeli ve tedaviye cesaretlendirilmelidir.Tedavileri için mutlaka bir sağlık kuruluşundan yardım istenmelidir.Tedavisi uzun sürelidir,fakat kişinin tedaviyi istemesi çok önemlidir.

Uyuşturucu kullanımı sadece bireysel bir sorun değildir.Aynı zamanda toplumsal bir sorundur.

 

Bu sorun Türkiye’yi hatta tüm Dünyayı tehdit etmektedir. Bunun nedeni; sorunun sadece bireysel madde kullanımı değil, kullanılan maddelerin yasadışı trafiği, rantının  son derece yüksekliği ve yaygın  pazar  oluşturma çabasıdır. Kara paranın bilinen en önemli kaynağı ve gücü bağımlılık yapan maddelerin ticaretidir.Kara paranın yıkanması, aklanması gibi ekonomik müdahaleler  devlet ekonomilerini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bunun anlamı “örgütlü suç” unsurlarının yasal nitelikli ekonomik bir güç haline dönüşmeleri tehlikesidir.

Ülkemiz açısından sorunun bir diğer boyutu da PKK terör örgütünün uyuşturucu ile olan ilişkisidir.Sınırlarımızda uyuşturucu trafigini kontrol altında tutan  PKK insanımızı  uyuşturucuya alıştırmaktadır.Masum insanımızı kandırarak uyuşturucu bağımlısı yapmakta böylece insanlarımızın bir kısmını bir taraftan kendine köle militan yaparken,genelde uyuşturucu pazarını genişleterek kara parasını artırmaktadır.

Bu nedenle bireysel ve toplumsal bütünlük ve esenlik adına uyuşturucu bağımlılığına  karşı önlem almak kaçınılmazdır.

En doğrusu  sigara ,alkol ve bağımlılık yapan maddelere hiç başlanmamasıdır.Bu nedenle öncelikle yeni başlamaları önleyecek aşağıdaki  önlemlerin  alınması  lazımdır.

-Bu maddelerin kullanımını özendirici,teşvik edici veya kolaylaştırıcı faktörlerle mücadele edilmelidir.

-Toplumu bilinçlendirmeye yönelik  örgün ve yaygın eğitim programları artırılmalı,toplumu zararlı alışkanlıklardan koruyucu faaliyetler yaygınlaştırılmalıdır.

-Bu maddelerin üretim,dağıtım ve satış alanları kontrol edilmelidir.

-Bağımlıların kolayca ulaşabileceği danışma   ve tedavi merkezlerinin sayısı artırılmalıdır.

-Ulusal nitelikli önlemlerin her ulusun kendi ekonomik gücü ve yapısı ile çerçevelenmesi nedeniyle madde kullanımı sorununu engellemede  tek başına bugüne kadar yeterli olmamıştır. Bu nedenle uyuşturucu madde kullanımın engellenmesi konusunda  uluslar arası işbirliği de yapılmalıdır.

Uyuşturucu bağımlısı haline gelmiş kişiler için ise sağlık yardımı zorunludur.Ülkemizin bir çok ilinde bu konuda uzmanlaşmış tedavi merkezleri bulunmaktadır.Bu merkez bağımlı hale gelen kişilerin başvurması sağlanmalı ve tedavi süresince bu kişilere yardımda bulunulması gereklidir.

 

%d blogcu bunu beğendi: